V60 Plug-in Hybrid, 50 g/km’nin altındaki karbondioksit emisyonu ve 1.9 lt/100 km’lik yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor.

Volvo, V60 modelini temel alarak, İsveçli enerji tedarikçisi Vattenfall ile birlikte bir hybrid otomobil geliştirdi. Mükemmel sürüş keyfi, üst düzey güvenlik ve tutumlulukla doğaya saygılı bir otomobil yaratma hedefiyle ortaya çıkan V60 Hybrid, doğaya sadece 49 g/km CO2 salarken, 100 km’de ortalama 1.9 litre yakıt tükettiği açıklanıyor.

V60 Plug-in Hybrid’de, 215 bg gücünde ve 440 Nm tork değerine sahip olan 2.4 litre D5 turbodizel motora görev verilmiş. Aracın arka aksındaysa, 12 kWh lityum-iyon batarya takımından elektrik alan 70 bg gücünde bir elektrik motoru bulunuyor. Bu kombinasyon 6 ileri otomatik şanzımanla birleştirilmiş.

Geleneksel prizlerle şarj olabilen otomobil, gerekli telefon uygulamalarıyla uzaktan kabin içi soğutma-ısıtma gibi farklı komutlar alabiliyor. Power, Pure ve Hybrid adında üç farklı modda çalışabilen otomobil, Pure modunda sadece elektrikle 50 km’ye kadar yol katedebiliyor.

Volvo Cars Başkanı ve CEO’su Stefan Jacoby; “Bu ikinci nesil hybrid, düşük karbondioksit emisyonu ile sürüş keyfini birlikte isteyen, kararlı ve seçici müşteriler için mükemmel bir seçim” açıklamasını yapıyor. Metin Kaynak: Ajansotomobil

Elektrik enerjisi birçok fayda sağlıyor

Ulaştırma sektörünün elektrifikasyonu, iklim değişimine karşı mücadelede önemli bir adım oluşturuyor. Elektrik çok yararlı bir enerji:

-Elektrikli bir motor, normal içten yanmalı bir motora göre neredeyse dört kat daha verimlidir. Bu nedenle elektrikli bir otomobil daha az enerji harcıyor ve fosil yakıtları da içeren kaynaklardan elde edilmiş elektrik enerjisi kullansa bile daha düşük emisyona sebep oluyor.

-Avrupa’da elektrik üretimi için bir emisyon tavanı belirlenmiştir. Bunun anlamı, bütün araçlar elektrikle çalıştırılsaydı bile elektrik üretimi aşamasında bu tavandan daha fazla karbondioksit üretimine izin verilmeyecek olmasıdır. Bu emisyon tavanı belli bir süre içerisinde kademeli olarak azaltılacaktır.

-Elektrik mükemmel bir enerji kaynağıdır. Tükenme riski yoktur ve hemen hemen hiç CO2 emisyonuna sebep olmadan üretilebilir. Örneğin Vattenfall, kendi emisyonunu 2030’a kadar yarıya indirmek ve 2050’ye kadar iklime etkisini nötr hale getirmek için çalışmaktadır.

-Milyonlarca egzoz borusundan çıkan emisyon, kontrolü daha kolay olan ve AB emisyon hakları ticareti kurallarına göre çalışan az sayıda üretim tesisine aktarılmaktadır. Bu kurallar halen ulaştırma sektöründe uygulanmamaktadır.

-Elektrikli araçlar görece az elektrik kullanır ve tüketimdeki artış Avrupa’nın her yerinde yenilenebilir enerji kaynakları genişletme planları ile fazlasıyla karşılanabilecektir. Örneğin tek bir rüzgâr enerjisi santrali 3000 elektrikli otomobile yetecek kadar yenilenebilir enerji üretebilir.