Toyota, Uluslararası Paris Otomobil Fuarı’nda “sürdürülebilir gelecek” stratejisini yansıtan yenilikçi ve teknolojik modellerini sergiledi.

Toyota’nın geleceğin motor teknolojileriyle ilgili yol haritası, gerçek üretim modellerinin ilk kez birarada sergilenmesiyle fuarda ortaya çıktı. 40 yılı aşkın bir süredir daha çevre dostu sürdürülebilir çözümlerin tasarımı ve gelişimi için çalışan Toyota, yol mesafelerini dikkate alarak tüm kullanıcı profillerine hitap eden çevreci otomobil gamının örneklerini fuarda görücüye çıkardı.

Toyota standını ziyaret edenler, hibrit motor teknolojisiyle donatılan C-HR konsepti, dünyanın ilk hidrojen yakıt hücreli seri üretim otomobili Toyota Fuel Cell Sedan, kısa mesafeler için elektrikli otomobili kişisel mobilite aracı Toyota i-ROAD ve Yeni Yaris modellerini inceleme imkanı buldu.

Yenilikçi Bir Crossover konsepti: C-HR

Fuarda dünya prömiyeri gerçekleştirilen Toyota C-HR konsept, Toyota’nın yenilikçi bakış açısının bir yansıması olarak dikkati çekti. C-HR konsept, şehir içi kolay kullanımıyla dinamik sürüş keyfini bir araya getiriyor. Ayrıca yeni hibrit motor teknolojisiyle donatılan konsept, yakıt verimliliğinde de gelişmeler sunuyor.

C-HR konsept 4,350 mm uzunluğa, 1,850 mm genişliğe, 1,500 mm yüksekliğe ve 2,640 mm dingil mesafesine sahip bulunuyor. C-HR konseptin ön tasarımı, Toyota’nın “Keen Look” (Keskin Bakış) ve “Under Priority” (Öncelikli) kimliğinin gelişimini temsil etmenin yanı sıra gelecekteki Toyota araçlarının yeni tasarım anlayışının ilk ipuçlarını da veriyor.

C-HR konsept, her açıdan yere sağlam basan bir crossover görünümü veriyor. Yeni crossover konseptin güçlü duruşuna dikkat çekmek için otomobilin köşelerini vurgulayan geniş alt ızgara, aşağı doğru çizgiler ile sonlandırılıyor. Güçlü tampon profili üstünde, “Öncelikli”  alt ızgara tasarımı ile birleşen ince ve keskin üst ızgara akıcı tasarımı ile otomobilin köşelerinden çamurluklarına doğru devam ediyor. Karakteristik, dinamik ve dikkat çekici 3D gündüz yanan ön far tasarımı ise otomobilin köşelerine kadar devam ederek yeni C-HR konseptin akıcı tasarımını vurguluyor. C-HR konsept ayrıca, yeni tasarım anlayışı ile düşük ağırlık merkezine de sahip.

Toyota C-HR’nin dinamik tasarım anlayışı aracın arka kısmında da devam ederek, geniş omuzlarını ve yere sağlam basan duruşunu destekliyor. Havacılıktan esinlenilmiş arka farlar, C-HR konseptin güçlü omuzlarıyla birleşiyor ve aracın kaslı yapısını oluşturuyor. Crossover kimliğini güçlendiren keskin jant ve jant kolları tasarımları ise Toyota C-HR konseptin sofistike ve verimli yeni hibrit güç ünitesine atıfta bulunuyor. Yeni hibrit güç ünitesi, 21’nci yüzyılın trafik şartlarına uyacak şekilde eşsiz bir deneyim ve verimlilik sunuyor.